KONUYU OKU
26. MALIN PSİKOLOJİK ETKİSİ VE BUNA KARŞI OLARAK İNFAK SINAVI
Malın Psikolojik Etkisi

MALIN PSİKOLOJİK ETKİSİ VE BUNA KARŞI OLARAK İNFAK SINAVI 

 

A) MALIN PSİKOLOJİK ETKİSİ

 

1) Enfal 28 / 179 - Biliniz ki mallarınız da ve çocuklarınız da birer imtihandır, Allah’ a gelince işte büyük mükâfat onun katındadır.

 

Gerçek bir iman bilincine ulaşan bir insan;

a) Mal ve çocukların birer imtihan olduğunu,

b) Gerçek mükâfatın ise Allah’ ın yanında olduğunu bilmeli,

c) Bir tercih yapması gerektiğinde de Allah’ ın vereceği sevabı tercih etmelidir.

 

2) Enam 165 / 149 - (Allah’ ın) size verdiği şeyler de imtihan etmek içindir.

 

Tüm verilmiş olanlar imtihan için verilmiştir. Bu nedenle;

a) Sahip olduklarına çok sevinmemeli, olmayanlar için de üzülmemeli,

b) Emaneti korumaya ve hesabını vermeye hazırlanmalıdır.

 

3) Kehf 46 / 298 - (O öğünüp durdukları) mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür, baki kalacak olan salih ameller ise Rabbinin katında hem sevapça hayırlıdır, hem de amelce hayırlıdır.

 

Övünülen mal ve evlatlar;

a) Dünya hayatının geçici süsü, neşesi ve meşguliyetidir,

b) Baki kalacak ve hayırlı olacak olan ise sadece ihlâslı amellerdir.

 

4) Fecr 20 / 593 - Malı da pek çok seversiniz.

 

İnsan doğası gereği malı çok sever. Bu düşünce topluma hareketlilik kazandırır. Bu hareketliliğin içinde bile bir gün bu maldan ayrılacağını düşünerek kendini bu duruma hazırlamalıdır.

 

5) Hümeze 2 / 601 - O ki birçok mal toplamış ve onu sayıp durmaktadır 3) Sanıyor ki onun malı kendisini (dünyada) ebedileştirecektir.

 

Normal kişilikli bir mal sahibi;

      a) Malını sürekli hatırlar ve haz alır,

      b) O malın kendisini çok uzun bir zaman yaşatacağını düşünür.

 

6) Kasas 78 / 394 - Karun dedi ki: Bu servet bana bendeki bir ilim sayesinde verildi...

 

Bazen insan Allah’ ın imtihan için lütfederek verdiği nimetleri bir an gaflete düşerek;

      a) Bu malları Allah vermedi, ben bu malları diplomam ve çok çalışmalarım sayesinde kazandım ve benim hakkımdır diyebilir,

      b) Fakat bu bakışın kendisini Karun mantığına düşürebileceğini de unutmamalıdır.

 

7) Tekasür 1 / 600 - (Mal ve evlat) çokluğu ile böbürlenme sizi oyaladı 2) Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kiminiz de ölüp kabre vardı).

 

Birçok insanda net iman bilinci olmamasından ötürü;

      a) Mal ve evlat düşkünlüğü ölüme kadar onları meşgul etti,

      b) Yaşayanlarının ve ölülerinin sayımını dahi yaptılar,

      c) İbret alacakları yerde her iki halde de oyalanmaları ve öğünmeleri onları felakete sürükledi.

8) Şuara 128 / 371 -  Hûd as kavmine şöyle demişti: Siz her tepeye bir alamet, köşk bina eder, eğlenir misiniz?     129) Dünyada ebedi kalacakmışsınız gibi bir takım saraylar ve havuzlar da ediniyorsunuz.

 

Eski ümmetlerde bile Allah’ ı unutan birçok zenginler;

      a) Beğendikleri tepelere köşkler yaptırmışlar,

      b) Ölümü unuturcasına eğlenmişler,

      c) Ebedi kalacakmış gibi saraylar ve önüne havuzlar yaptırmışlardır ama dünyaya doyamadan ölmüşlerdir.

      d) Günümüz zenginleri de bunlardan ibret almalı. Allah’ ın verdiği malı;

                  a) Onlar gibi unutsun, övünsün ve eğlensin diye değil,

                  b) Şükretsin ve infakta bulunsun diye verdiğini unutmamalıdırlar.

 

9) Al- i İmran 196 / 75 - O Allah’ ı tanımayanların refah içinde diyar diyar gezip dönüp dolaşmaları sakın seni (mü’minleri) aldatmasın 197) Kâfirlerin bu halleri çabuk kaybolan, az bir zevktir sonra varacakları yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

 

İnananlar Allah’ı tanımayanların refah içinde diyar diyar gezip dönüp dolaşmalarına imrenmemeli, Çünkü bu hayatın;

      a) Hem çok çabuk geçmekte olduğunu,

      b) Hem de bu insanlar hayattan görünüşte zevk alsalar da;

                  a) Yalnız kaldıklarında ölümün yaklaştığını düşünmelerinden,

                  b) İman konusundaki şüphelerinden,

c) Ahiretten de ümitsiz olmalarından ötürü ruhen zevk alamadıklarını bilmelidirler.

d) Çünkü kalpler ancak Allah’ ı anmakla huzur bulur.

 

Not: Normal bir insan bu gezen insanlara imrenebilir ama bunun da aşılması istenmektedir. Müslüman da gezmelidir. Ama geçmişteki insanların harabelerini, iskeletlerini, altınlarını, eşyalarını görmeli, onların da buralarda bir zamanlar gezdiğini, eğlendiğini, gülüp oynadıklarını düşünmeli, şimdi ise yerlerinin, yurtlarının ıssız kaldığını ve artık onların hiç işine yaramadığını görmeli, ibret almalı ve onların durumuna düşmemeye çalışmalıdır.

 

10) İsra 16 – 17  / 282 - Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde o ülkenin zenginlik nedeniyle şımarmış elebaşlarına iyilik emrederiz, buna rağmen onlar daha da kötülük işlerler, böylece o ülke helake müstahak olur, biz de orayı darmadağın ederiz.

 

Bir toplumun helake müstahak olmasının nedenlerinden birkaçı da;

      a) Zenginlik nedeniyle şımarmaları,

      b) Kötülerin öncülüğünde gönderilen peygambere, açık mucizelerine ve gönderilen emirlere karşı taşkınlık etmeleridir.

      c) Helak olmakla herkes yaptığının karşılığını görmektedir, çünkü Allah kimseye zulmetmemekte ve zulmedeni de sevmemektedir. 

 

11) Ankebut 41 / 400 - Allah’ tan başka dostlar edinenlerin durumu örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir hâlbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır, keşke bilselerdi.

 

Allah’ tan başka güvenilen ve yardım beklenilen;

      a) Çocuklar,

      b) Mallar ve paralar,

      c) Evler,

      d) Sözde dostlar ve arkadaş grupları,

      e) Kurumlar, diploma ve makamlar,

      f) Şöhretler, oyalayan işler vs. bazıları için birer örümcek ağıdır. Bunlar zayıf ve her an yıkılabilecek yuvasından medet uman örümceğin acıklı durumunu hatırlatmalıdır.

      g) Aklını kullanan bir insan da,

                  a) Fani olan bu sayılanlardan fayda umarak ve böbürlenmekle kendini küçülterek örümcek mantığına düşmemeli,

                  b) Beklediğini ancak Allah’ tan beklemeli ve ona tutunmalıdır.

 

12) Tevbe 38 / 192 - ... Ama bu dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.

 

Dünya ve ahirette kalacağı zamanı düşünmeli ve ona göre hayatını yönlendirmelidir.

 

13) Zuhruf 33 / 490 - Şayet insanların küfürde birleşmiş, bir tek ümmet olması (tehlikesi) bulunmasaydı Rahman’ ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık. 34) Evlerinin kapılarını ve üzerlerine yaslanacakları koltukları da (hep gümüşten) yapardık. 35) Ve onları (altın yıldızlı) ziynetlere boğardık, bütün bunlar sadece dünya hayatının geçimliğidir, ahiret ise Rabbinin katında Allah’ ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.

 

Malın psikolojik etkisi;

Eğer insanlar inkârcıların konforlu evlerine imrenerek küfre kayma tehlikeleri olmasaydı;

      a) Allah onların evlerinin tavanlarını, merdivenlerini, kapılarını, koltuklarını gümüşten yapar, onları altın yaldızlı ziynetlere boğardı.

      b) Ancak bunların;

                  a) Dünyanın geçici varlığı olduğunu,

                  b) Cennetin de bunlardan daha güzel olup ve Allah’ ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsus olduğunu bilmelidir.

 

14) Tekasür 8 / 600 - Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette hesaba çekileceksiniz.

 

Kıyamet gününde insanlar yararlandıkları tüm nimetlerin hesabını vereceklerdir. Çünkü her alınan malın dünyada ücreti, ahirette de hesabı vardır. Bu bilinç de güvenli bir topluma götürür, insanı haklara saygılı kılar, can, mal ve namus emniyeti sağlar.

 

15) Şuara 88 / 370 - O gün ne mal fayda verir ne de oğullar 89) Ancak Allah’ a halis ve pak bir kalp ile varan müstesna.

 

O gün;

      a) Allah yolunda olmayan mal da evlat da fayda vermeyecek ancak şirke düşmeyen tertemiz kalpler fayda verecektir. 

      b) Bu salim kalbin özelliği; küfür, nifak, kin, bidat, maddecilik yokken ibadet, zikir ve hamd vardır. 

 

16) Sebe 37 / 431 - Size bizim katımızda bir yakınlık sağlayacak olan ne mallarınızdır    ne de çocuklarınız, ancak inanıp faydalı işler yapanlar hariç, onlar için yaptıklarına karşılık kat kat ödül verilir, onlar cennet köşklerinde güven içindedirler

 

Allah’ a yakınlığı;

      a) Mal ve çocuklar değil sadece gösterişsiz ihlâslı ameller sağlamaktadır.

      b) Bunları başaranlara kat kat sevap ve cennette güven içinde kalacakları köşkler vardır.

 

17) Müddesir 11 / 574 - Tek olarak yarattığım şu kimseyi ise, bana bırak 12-13) Ona (kapladığı yerler dahi pek) uzun olan bir mal ve (her işinde) yanında hazır oğullar verdim 14-15) Hem ona (dünya nimetlerini) yaydıkça yaydım, sonra (daha da) artırmamı hırsla istiyor 16) Hayır, çünkü o, bizim ayetlerimize karşı inatçı kesilmiştir 17) Onu yakında sarp bir yokuşa sardıracağım 18) Çünkü o, (Kur’an hakkında ne diyeceğini uzun uzadıya) düşündü ve ölçtü-biçti 19) Sonra kahrolası, nasıl ölçtü-biçti 20) Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü-biçti 21) Sonra baktı 22) Sonra (Kur’an’ ın hakikatini o da anladı da inadi küfründen) kaşlarını çattı ve suratını astı 23) (Zenginlik gururundan, şöhretinden ve kibrinden dolayı) sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı 24) Nihayet dedi ki: Bu (Kur’an öteden beri) anlatıla gelen bir sihirden, masaldan başka bir şey değildir.  

 

Allah Velid ibni Muğire’ nin şahsında zenginlik psikolojisinin;

      a) Bazı insanları nasıl daha açgözlü ve daha hırslı ve dik başlı yaptığını ve insanlara yukarıdan baktırdığını,

      b) Şan ve şöhret düşünerek şerefi zenginlerin yanında aradığını,

      c) İnanacağı anda dahi ayıplanma ve yokluğa düşme korkusundan ötürü inanmadığını, 

      d) Büyüklük gururu ile surat astığını,

      e) Tam araştırmadan ön yargı ile karar vererek Kur’an’ a iftira ettiğini görüyoruz.

      f) İnananlar bu olayı birçok defa düşünerek;

                  a) Malın kontrolüne girmemeli aksine malı kendi kontrolüne almalı,

                  b) Zenginliğin bazen hak yolun önünde adeta bir kaya olduğunu unutmamalı,

                  c) Şerefi ve şöhreti zenginlikle şımaranların yanında değil Allah’ ın yanında aramalıdırlar.

 

18) Seçme Hadisler S 34 ( Ebu Y⒠lâ - Bezzâr ) Ebu Hureyre (r.a)’ den Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: Gerçekten siz mallarınızla insanları (memnun etmeğe) güç yetiremezsiniz, ancak onları sizin güler yüz ve güzel huyunuz memnun edebilir.

 

H. Ş. göre insan doğası gereği belli bir zamandan sonra;

      a) Madde ile değil

      b) Mana ile yani güler yüz ve güzel ahlakla memnun edilebilir.

 

BU AYETLER IŞIĞINDA MAL NEDİR?

        

1) Mal ve çocuklar geçici olarak verilen birer imtihan aracıdır,

2) Mal ve çocuklar hayatın bir süsüdür ve insan da malı ve çocuğu çok sevmektedir,

3) Hâlbuki ne kadar iyi ve güzel olsa da ahireti kazanmak için bir araçtır. Zavallı insanlar ise bu araçları amaç yapmakta ve yolda kalmaktadırlar.

 

MANEVİYATSIZ BİR MAL SAHİBİ OLAN NELER YAPAR? SORUSUNA

BU AYETLER IŞIĞINDA CEVAPLAR

 

1) İnsanlar bu sahip oldukları malları her fırsatta sayar durur,

2) Birçok insan bu malı sayesinde kendisinin ebedileşeceğini düşünür,

3) Servetine kendisindeki bir ilim sayesinde sahip olduğunu iddia eder,

4) Malı, çocuğu ve toplumunun sayısal çokluğuyla böbürlenme ölüm gelinceye kadar oyalar,

5) Elinden gelse hoşuna giden her tepeye havuzlu bir ev yapmak ve eğlenmek ister,

6) Refah içinde diyar diyar gezer,

7) Zenginleştikçe ve elitleştikçe şımarır ve kötülük işler,

8) Allah’ tan başka edinilen veya sırt dayanılan şeyleri ( mal, insanlar vs. ) dostlar edinir, hâlbuki bunlar yuvaların en çürüğü olan örümcek yuvası gibidir ve faydası da çok azdır,

9) Gümüş ve altın yaldızlı ziynetleri çok sever ve bu nimetlere ulaşabilmek için helal ve haramı gözetmeksizin, hesabı düşünmeksizin küfrü bile benimseyebilir,

10) Ahirette mal ve evlatların fayda vermeyeceğini unutur,

11) Malının ve çocuklarının çokluğu ile dünya dada ahirette de kendine ayrıcalık ve imtiyaz tanınacağını düşünür,

12) İnsanları maddiyat sunmakla memnun edebileceğini düşünür,

13) Çocuk büyüdükçe yanında oyuncağın değeri düştüğü gibi müslüman da olgunlaştıkça dünya gözünde küçülür.

 

Örnek olarak gafil bir zenginin psikolojik yapısı

 

      1) Allah ona mal ve bu mala hizmet için evlat vermiştir sonra ona nimetini arttırdıkça da arttırmıştır; ama zaten o da hırsla malının daha da artmasını ister,

2) Ona Kur’an ayetleri ile yaklaşılırsa hemen inatçı kesilir, kafasında da ölçer, biçer ve düşünür,

3) Gerçeği görse de, içten kabullense de dıştan inadından dolayı kaşlarını çatar, suratını ekşitir, zenginlik gururu ve bu zenginliğini ve saygınlığını kaybetme endişesi ile sırtını döner ve büyüklük taslar,

4) Sonuçta da bu endişelerinden dolayı  “ bu Kur’an sihir ve masaldan başka bir şey değildir “ diyerek Kur’an’ ı da reddederek ebedi kazancını kaybeder.